|
Salihli'nin tarihi Sart Kenti ile başlamaktadır. Sardes/Sart Gediz havzasında, Sart Çayı kıyısında ve Bozdağ'ın batısındaki tepelerin kuzey yamaçları üzerinde Meles adlı bir kral tarafından kurulmuştur. Endüstriyel buluşlar, para, ülkeler arası hicret, lirik şiir-müzik felsefe-astronomi-coğrafya ve heykelcilik M.Ö.6 ve 7. Yüzyıllarda Sardesle başladı ve gelişti diyebiliriz. Sardes Lidya Devleti sona erdikten sonra da önemini korumuş, Persler döneminde Satraplık merkezi, Romalılar zamanında eyalet merkezi, Bizans döneminde ise Theme merkezi olmuştur. Dünya ticaret yollarının değişmesi sonucunda Bizans imparatorluğunun son zamanlarında önemini yitirmiştir. 1075 yıllarında Selçuklu Türkleri Sardes'i aldılar. O günden sonra da Sart diye anılmaya başlanıldı. Sart 1098 yılında Haçlıların desteği ile Bizansın eline geçti ise de 1313 yılında Germiyanoğullarının komutanı Aydın Bey tarafından kesin olarak Türk egemenliği altına alındı. 16. yüzyıldan itibaren de Salihli Sart'ın işlevini yüklenmeye başlamış ve onun yerini almıştır. Salihli tarihinin Salih Dede adlı kişinin eski Salihli'nin doğusunda bugünkü Kocaçeşme Mahallesindeki hanı ile başladığı inanılmış ise de bunun doğru olmadığı anlaşılmaktadır.
|
|
|
|
|
|
Salihli'nin güneyindeki Bozdağ eteklerindeki tepelerde ve Çakallar deresinde eski devirlerden kalma mezarlar bulunmaktadır. Son olarakta M.Ö.6. Yüzyıla ait olduğu anlaşılan bir tümülüs mezar bulunmaktadır. Mezarlar genellikle yerleşim merkezleri çevresinde bulunduğuna göre bugünkü Salihli'nin güneyinde antik bir yerleşim merkezi bulunduğu kesindir. Bugünkü Salihli İlçesine ait ilk kayıt 1518 yılına aittir ve Veled-i Salih/Salihoğlu köyü olarak anılmakta ve Sart kazasına bağlıdır. Salihli adına kaza olarak (Kaza-ı Sard maa Salihli) ilk defa 1831 yılında yapılan nüfus sayımında köy olarak ise 16. Yüzyıl arşiv kayıtlarında rastlanmaktadır. Bu kayıtlarda veledi salih köyünden bahsetmektedir. Salihler Yörüklerinin yerleşmiş oldukları yere isimlerini vermiş olmaları nedeniyle 16. ve 17. yüzyıl kayıtlarında Salihli'nin bulunduğu bölgede birkaç Salihli köyü daha bilinmektedir. Ancak bu köylerin Saruhan sancağı içinde kalışı ve Sart kazasına bağlı olmayışları, bugünkü Salihli'nin çekirdeği olmayacakları varsayımına kesinlik kazanmıştır.
|
|
![]() |
![]() |
|
Sonuç olarak Salihler Yörük topluluğunun yazılı belgelere göre bugünkü Salihli yerinde 16. Yüzyıl başlarında yerleşik hayata geçmiş olduğunu ve bir köy kurduklarını söyleyebiliriz. Şimdilik köyün, dolayısıyla Salihli'nin kuruluşunun 1528 yılı olarak kabul etmekle beraber, bulunacak belgelerle, bu tarihin daha da önceye inebileceğini belirtmek gerekiyor. Salihli, 1831 yılındaki ilk Osmanlı nüfus sayımında Aydın sancağına bağlı, Sart ile birlikte bir kaza kimliğine sahip bulunuyordu. Sart'ın o tarihe kadar Aydın Sancağının bir kazası olduğunu biliyoruz. Bu sayımda Salihli ile birlikte anılması, Sart'ın yönetim işlevinin zayıfladığını göstermektedir. Salihli'nin büyüdüğünü ve kaza merkezliğini devralmaya hazır olduğunu ortaya koyması, kentin 19.Yüzyılın ilk yarısında böyle büyümesinin ve tanınmasının en büyük nedeni, burada çarşamba günleri kurulan pazarın etkisi olmasıdır. Kurtuluş Savaşı Döneminde Salihli Yunanistan 15 Mayıs 1919 günü İzmir'e asker çıkarmasının ardından Menderes vadisi yönünde Aydın, Gediz vadisi yönünde Manisaya ilerlemeye başladı. Bu ilerleyişe karşılık bölgesel direnişler kendiliğinden oluşmaya başlamıştı. Bunun akabinde işgale karşı birleşme fikri doğmuştu. Balıkesir, Akhisar, Salihli ve Denizlideki savunma hareketlerinin başında bulunanlar Alaşehir kongresinde bir araya geldi.Salihliyi bu kongrede Zahit Molla liderliğinde bir heyet temsil ediyordu. Bu sıralarda Bandırmadan gelen Bandırma ve Manyaslı direnişçiler Salihli direnişçileri ile birleşti ve bu birleşimin başına Ethem Bey (Çerkez Ethem) geçti. Bunların dışında ayrıca Poyrazlılar ve Osman Ağalar ayrı bir güç teşkil ediyordu. 24 Haziran 1920'de işgal edilmiştir. Kanboğazı Gölmarmara- Pazarköy - Kemerdamları ve Bintepelerde şiddetli çatışmalar yaşandı.
Uzun süren çarpışmaların ardından milletin iradesi galip geldi ve Salihli
özgürlüğüne kavuştu.
"Gösterdiğiniz hissiyata teşekkür ederim. Buraya kadar bu kadar erken gelmekle
hakiki hissiyatımızı izhar (gösterme) şevkiyle olduğunu anlıyorum.Bundan
fevkalade bahtiyarım. Bende size karşı aynı hissiyatla mütehassısım. Muhterem Ahali: Biliyorsunuz ki, hayatımızı, istikbalimizi, namusumuzu kurtaran Misaki Millilerimize olan itimad-ı taamımızdır (tam bağlılık). Millet ve milletten doğan ordumuz bu Milli Misaki süngülerle tahakkuk ettirmiştir. Bunu siyaseten ifade ettirmek için heyeti murahhasımız Lausane (Lozan) da faaliyette çalışmaktadır. Memleket dahilinde çalışırken, diğer taraftan hemen karşımıza çıkması muhtemel düşmanları yere sermek için daima mühayya (hazır) bulunmalıyız. Bu millet üç buçuk seneden beri çok fedakarlık yapmıştır. İcap ederse bundan sonra da hayat ve namusu için daha çok fedakarlık yapacaktır." |
|